Müziksiz hayatın cazibedar bir iticiliği olabilir mi?
İki dayım ve bu dayılarımın üç oğlu var. Üçü de birbirinden şeker ama erkek olmaları münasebetiyle olsa gerek, gayet de haylazlar. Misafirliğe geldiklerinde maalesef geldikleri gibi gitmiyorlar ve ortalığı altüst ediyorlar. Daha doğrusu bunu hep en küçükleri yapıyor (bu tespiti en küçüğü tek başına geldiğinde yaptım). Dolayısıyla da pek hoş olmayan durumlarla karşılaşıyoruz.
Bahis mevzuu olan en küçük bıcırığımızın bize geldiği günlerden birinde çok yorgun ve de uykusuz olduğum için odadaki eşyalara göz kulak olma görevimi ihmal ederek odayı makûs talihiyle baş başa bırakma gafletini gösterdim. Sonuçta sabah uyandığımda gitarımın tellerinden birinin kopmuş olduğunu gördüm ve üzüldüm, ama asıl sorun bu değildi, zira bu olayı takip eden iki gün boyunca evden dışarıya çıkma ihtiyacı hissetmediğim için zararın gerçek boyutunu biraz geç fark ettim.
Bu olaydan sonraki bir günde dışarı çıkma hazırlığı yaptığım sırada gördüm ki MP3 çalarım ortalarda yoktu. Zaten esas oğlanın yaşındaki tüm erkekler o boyuttaki bütün maddelere obsesyon (takıntı) derecesinde ilgi gösterdikleri için, MP3 çalarımı olsa olsa ya alıp götürmüş ya da oynayıp bir yerlere atmıştır diye düşündüm. Evi ailecek aramamız bir sonuç vermeyince yengemlere soruşturduk fakat en son, kuzenin elinde görülmesine rağmen alıp götürdüğüne şahit olan kimse yoktu…
Velhasıl, müziksiz kalmıştım. Ne kadar uzun bir zaman dayanabilirdim bilmiyordum fakat yolda giderken bunun eksikliğini illa ki hissediyordum. Belki bir ay… Belki biraz daha fazla… MP3 çalar ortalarda yoktu ve ben eksiktim. Yenisini alacak param da yoktu, zaten eskisini ne büyük zorluklarla alarak ne büyük bir kazık yediğimi bir ben biliyorum, bir de Allah.
Ve sonunda mağazalardan birinde piyasaya nazaran gerçekten ucuz bir alet buldum, taksitle de ekonomik olarak sıkıntıya düşmeyeceğimi gözüm kesince aldım. Bir hafta sonra ne oldu dersiniz? Eski MP3 çalarımı evde buldum. Kuzen fazla kurcalamasın diye vitrinimizin zor görülen ve onun için ulaşılamayan bir gizli bölmesine sokuşturulmuştu –faili hala bulunamadı- .
Kısaca anladım ki müziksiz hayatın bir iticiliği var, üstelik cazibedar bir iticiliği.



