Yabanî Dil
Yıllardan beridir İngilizce öğrenimimi sürdürmekteyim ama hâlâ pek çok İngilizce kelimenin mânâsını Kafamda tam olarak şekillendirebilmiş değilim. Hattâ İngilizce konuşmaların çoğunu büyük bir sıkıntı içerisinde dinliyorum ve anlar-anlamaz arası bir emin olamama hissiyatını yaşıyorum.
Çok kereler başıma gelmiştir. Pek muhterem ve bilgili büyüklerim dil konusunda (kendileri de pek bir şey bilmiyor olmalarıyla beraber) beni tecrübe ederler, sonuç fiyasko olunca da bir karadelik misali tüm ışığımı soğururlar beni de kendi karanlıklarına çekerlerdi. En çok karşılaştığım sınavlardan biri de "Söyle bakalım burda ne yazıyor?" ya da İngilizce bir film için "Ne anlatıyor, anlıyor musun?" o da olmazsa, emsalim bir arkadaşla yan yana geldiğimizde "Hadi İngilizce konuşun bakalım..." olmuştur.
Yahu biz İngiliz miyiz, durup dururken İngilizce konuşalım birbirimizle...
Zaten filmlerin büyük çoğunluğu Amerikan aksanıyla yamuk yumuk konuşmalar, harfleri yutmalar, belli belirsiz söylemeler... Zaten İngilizce öğrenmeye yeni başlamışız, hadi adamın "yea"sının "yes" anlamına geldiğini anlamak zor olmuyor da "ain't"inin "am not/isn't/aren't" olduğunu nerden bileceğiz? Malûm hazırlık sınıflarımızda genellikle teferruatlarla başlar. Dilbilgisi en çok önem verdiğimiz şeydir, harikulade mühim bir mesele olmasının yanında başka bir noktayı da belirtmeden geçemeyeceğim: Amerikan bir arkadaşla konuşmaya başladık, cümleyi kurarken "ya hu burda 'have' mi olacaktı yoksa 'has' mi?", "'verb3' kullanmayacak mıydık yoksa?", "'send' fiilinde 'to' kullanacak mıydık acaba?" diye düşünesiye kadar adam sıkılıp sana diyor ki: "Boşver cümle kurmayı, sen kelimeleri söyle". Haklı adam, bize lazım olan kelimedir. O kelime aklına gelmiyorsa tabu kelimeleri kullanıp anlatırsın. Tabu kelime de bilmiyorsan tabu kelimeleri kaş göz işaretleriyle, olmadı sessiz sinema misali hareketlerle anlatır olayı çözersin.
Ne gerek var sözlüğe filan...



0 Yorumlar:
Yorum Gönder
<< Anasayfa