Farkı fark edin
Farkında olmak apayrı bir şey. Yolda giderken aslında ne kadar çok şey yaşayıp ne kadar az şeyin farkında olduğumu fark edebilmiş olmam bile büyük bir başarı sayılır benim için. Örneğin uzun zamandır sabah erken kalkmadığımı fark ettim. O günleri de hatırlıyorum, öyle çok uzun zaman önce de değil aslında, belki birkaç hafta önceydi. Saat 5 gibi kalkıp öğlene dek internet başında oturduğum günlerim. Asansörü kullanmak istemeyişim, içimdeki o kaynağı bilinmez enerjidendi. Artık o kaynak gitmiş ya da bir yerlere saklanmış olmalı zira asansörü kullanmayı tekrar alışkanlık haline getirdiğimi yeni fark ettim.
Posta kutusuna da baktım dün eve geldiğimde ve bu işi yine uzun zamandan beri yapmadığımı anımsadım. Acaba hayatımda ne değişmişti? Kitap okumayı bıraktığım günü bile hatırlamıyorum, o kadar uzun bir zaman geçmiş üzerinden. Halbuki hep de aklımda o planlarım: her gün bir saat kitap… Nerde… Ya gazete? Fener’in en son maçı kiminleydi acaba? Şampiyonluğa oynayıp oynamadığını bile bilmiyorum.
Tırnaklarıma bakıyorum, sağ elimdekilerin uzun olması gerekmiyor muydu? Madem gitar çalacaktım, uzasındılar ama uzun değildiler. Gitar mı dedim ben? Sahi ya, gitarımı kime vermiştim? Yoksa evde miydi… Nereye koyduğumu da hatırlamıyorum. Satmış olabilir miydim? Sanmam.
***



